Sadi Işılay (1899-1969), tarihçi, yazar, Türk mûsikisi uzmanı Yılmaz Öztuna’nın (1930-2012) babası Muhiddin Öztuna (1893-1962) ile.

Sadi Işılay, 5 Şubat 1899’da İstanbul’da Lâleli’de doğdu. İsmail adında Rumelili bir baba ile İstanbullu bir imamın kızı olan Vasfiye Hanım’ın oğludur. Babası, Lâleli’de bir kıraathane işletir, oradaki saz topluluğunda keman çalardı. Işılay kemanı, babasından ve diğer sanatkârlardan dinleyerek pratik şekilde öğrendi. 8 yaşında babasının kıraathanesinde keman çalmaya başladı. 12 yaşında Mûsikî-i Osmânî Cemiyetine talebe ve kemânî olarak girdi. İsmail Hakkı Bey’den biraz musiki öğrendi. 1911’de Sultan Reşad’ın Rumeli seyahatine katılan saz heyeti arasında Selânik’e gitti ve sahneye çıktı. Sonra haftada üç gün, kanûnî ve bestekâr olan Şehzâde Dr. Zıyâeddin Efendi’ye devam etti. Tanbûrî Cemil’i dinledi. Bestenigâr Zıyâ Bey’den fasıllar geçti. Işılay, kemanı, udu ve sesiyle plaklar doldurdu. Bir ara Gülşen-i Maârife ve Vefâ idâdîsine devam etti. Millî Mücadele’ye jandarma olarak katıldı. 1922-26’da İzmir’de kaldı. Burada piyasada çalıştı ve musiki öğretti. 3 yıl da Paris’te kaldı. Eşi Denizkızı Eftalya ile konserler verdi, plak doldurdu. Hindistan, İran, Mısır, Suriye, Kıbrıs, Irak gibi ülkelere gitti. Sonra İstanbul piyasa musikisine döndü. Piyasa hayatı dışındaki musiki görevleri, Konservatuvar İcrâ Heyeti üyeliği, Konservatuvar Türk Musikisi Sanat Kurulu üyeliği, İstanbul Radyosu sanatkârlığı, TRT Repertuar Kurulu üyeliğidir. 11 Mart 1969’da geçirdiği felçten 70 yaşında İstanbul’da öldü. Zincirlikuyu’ya gömüldü. 9 defa evlenen Işılay’ın çocukları ve torunları vardır. Işılay, bir virtüöz olmamakla beraber, musikimizin en temiz çalan keman sanatkârı olarak kabul edilmiştir. Yeknesak, fakat çok akıcı ve cazip taksimleriyle meşhurdu. Yayın tamamını kullanır, falsosuz, çok müzikal ses çıkarırdı. Hafızası kuvvetliydi. Yüze yakın beste yapmış, bazı filmler için musiki bestelemiştir. Güzel şarkıları, fantezileri, saz eserleri vardır.