Burhanettin Ökte (1905 – 21.09.1973)
İstanbul Radyosu Neyzeni, Tanburi İzzettin Ökte’nin ağabeyi


1905 yılında İstanbul’da doğmuşum. Musikiye kaç yaşımda başladığımı tâyin mümkün değil. Çünkü, çocukluk çağımda eğlence diye bir şey yoktu. Ne sinema, ne radyo, ne de balo, çay gibi şeyler olmayınca evler kendi eğlencesini kendileri yaratmak zorundaydılar. Bizim ailede akşam yemeğinden sonra evin en geniş odasında toplanır, babam udunu, annem kemanını, halam kanununu eline alır, geri kalan aile efradı da tef ve zil ile bu âhenge katılırdı. Bu musiki takımına ilk defa pirinç mangalın kenarında tempo tutmakla katıldım. Rahmetli babam, arkadaşları ile musiki sohbetleri yaparken, “Oğlumun birine ney, diğerine tanbur çaldırmak isterim” derdi. Bu konuşmaların tesiriyle olacak, sarı benizli neye küçük yaşta meftun olmuşum. On iki yaşımda ney dersi almaya başladım. İlk hocam rahmetli Hilmi Dede idi. Dede, sert müsamaha bilmez, biraz da bencil bir insandı. Çok defa Kadıköyünden Topkapı dışında Yenikapı Dergâhında oturan hocaya derse giderdim. Hocam dersi parasız verdiği için kahve fincanlarını yıkatır, odasını süpürtür, değirmende kahvesini çektirir, ondan sonra da, “Fakir bugün biraz fazla yemek yedim, sen evine git, yarın derse gel” derdi. O devirde Kadıköy’den Topkapı’ya gidip gelmeyi siz düşünün. Buna rağmen ben sebat ettim, bu defa hoca ders vermekten vazgeçti. Allahtan meşhur Neyzen Halid Dede Mısır’dan geldi ve ders vermeye başladı. Ben, sevgili arkadaşlarım , merhum Gavsi Baykara ve Hayri Tümer ile hocadan feyz aldık. İlk defa resmî bir teşekküle, Üsküdar Musiki Cemiyetinin verdiği bir konsere katılmak suretiyle intisab ettim. Mütareke ve Millî Mücadele yıllarına tesadüf eden bu sıralarda ailemiz çok ciddî geçim sıkıntısına mâruzdu, bir yandan musikiye çalışır, öte yan dan tahsilimi ikmal ederdim. 1926’da Adliye Meslek Mektebini bitirerek hayata atılmaya hazırlanıyordum. Bu sırada büyük önder Atatürk, Bursa’yı şereflendirdiler. İstanbul’da yetişen genç musikicilerle, Riyaseti Cumhur Musiki Heyetini takviye etmeyi arzu etmişler, bu suretle Zühtü Bardakoğlu, kanunî Vedat Gediz ve udî Bahri beylerle beraber bu şerefli heyete imtihanla kabul edildik. 5 yıl bu vazifede kaldım. Feyz aldığım hocalarım Halid Dede, Rauf Yekta Bey, Zekâi Dedezâde Hafız Ahmet Efendi, Melek Dede, Ali Rıfat Bey, Muallim Kâzım Bey’dir. 1944 senesinde İstanbul Belediyesi Konservatuvarı Türk Musikisi İcra Heyetine girdim.